İftira, bir kişi veya kuruluş hakkında yanlış beyanlarda bulunarak itibarlarına zarar verme eylemidir. İftira, yazılı iftira olan "karalama" ve sözlü iftira olan "hakaret" olmak üzere iki ana biçimde olabilir. "İftira" terimi, Latince "diffamare" kelimesinden türemiştir ve "bir raporu yaymak" anlamına gelir.

Birçok hukuk sisteminde iftira, medeni bir haksız fiil olarak kabul edilir ve zarar gören tarafın dava yoluyla tazminat talep etmesine olanak tanır. İftira davalarında kilit unsur, beyanın yanlış olmasıdır; doğruluk genellikle iftira iddialarına karşı mutlak bir savunma olarak kabul edilir. Ayrıca, genellikle görüş beyanları, gerçek beyanlar yerine, iftira olarak değerlendirilmez.

İftira kavramı, ifade özgürlüğü ile bireylerin itibarlarının korunması arasındaki hassas dengeyi vurgular. Özgür ifade temel bir hak olsa da, başkalarının itibarlarına veya geçim kaynaklarına zarar verebilecek yanlış bilgilerin yayılmasını kapsamaz.

Dijital çağda, sosyal medya ve çevrimiçi platformlar, yanlış veya yanıltıcı içeriklerin hızla yayılmasına olanak tanıdığı için iftira daha da önemli hale gelmiştir. Bu durum, bireylerin ve teknoloji şirketlerinin çevrimiçi iftirayı önleme ve ele alma konusundaki sorumlulukları hakkında süregelen tartışmalara yol açmıştır.

İftiranın anlaşılması, sorumlu iletişimi teşvik etmek ve ifade özgürlüğünün saygı ve dürüstlükle kullanılmasını sağlamak için önemlidir.