Retina, gözün arka kısmında yer alan ince bir doku tabakasıdır ve görme için hayati öneme sahiptir. Milyonlarca ışığa duyarlı hücre içerir ve bu hücreler fotoreseptör olarak adlandırılır. Fotoreseptörler, gördüğümüz her şeyin görüntülerini yakalar. İki ana fotoreseptör türü vardır: koniler ve çubuklar. Koniler, renkleri algılar ve parlak ışıkta en iyi şekilde çalışır. Çubuklar ise ışığa son derece duyarlıdır ve düşük ışık koşullarında görmeyi sağlar.

Retina, yakaladığı ışığı elektrik sinyallerine dönüştürür ve bu sinyaller optik sinir aracılığıyla beyne iletilir. Bu sayede gördüklerimizi yorumlayabiliriz. Retina hasarı, görme kaybına yol açabilir ve diyabetik retinopati veya makula dejenerasyonu gibi durumlar, körlüğün önde gelen nedenlerindendir.

Retinanın karmaşıklığı ve önemi, onu yoğun araştırmaların odak noktası haline getirmiştir. Kök hücre tedavileri ve retinal implantlar gibi terapilerdeki ilerlemeler, dejeneratif retinal hastalıklara sahip bireylerde görme yetisinin geri kazanılması umudunu artırmaktadır.