Parasetamol, ilk kez 1873 yılında p-nitrofenolün asetik asit ortamında indirgenmesiyle sentezlendi. O dönemde tıbbi özellikleri göz ardı edilse de, ilerleyen yıllarda başka ilaçların önemli bir metaboliti olduğu anlaşıldı. 1893’te fenacetin kullanan hastaların idrarında, 1899’da ise asetanilid kullananlarda parasetamol tespit edildi. Ancak, bu metabolitin farmakolojik etkisi başlangıçta önemsiz sayıldı.

1946’da Bernard Brodie ve Julius Axelrod, analjezikler ile methemoglobinemi arasındaki ilişkiyi araştırdı. Araştırmaları sonucunda, asetanilidin ağrı kesici etkisinin aslında parasetamol metabolitinden kaynaklandığını ve parasetamol kullanımında methemoglobinemi riskinin çok daha düşük olduğunu gösterdiler. Bu bulgular, parasetamolün ağrı ve ateş düşürmede güvenli ve etkili bir ilaç olarak kabul edilmesini sağladı. Günümüzde parasetamol, reçetesiz satılan en yaygın ilaçlardan biridir ve dünya genelinde milyonlarca insan tarafından kullanılmaktadır.

Daha fazla bilgi: ro.m.wikipedia.org