19. yüzyılın başlarında, trenlerin hareket etmesini sağlayan ilk motorlar buhar gücüne dayanıyordu. Buhar makineleri, suyun kaynatılmasıyla elde edilen buharı kullanarak pistonları hareket ettirir ve tekerlekleri döndürürdü. Bu sistem, demiryolu taşımacılığında büyük bir devrim yarattı ve ulaşımın hızlanmasını sağladı.

George Stephenson'ın 1829'da geliştirdiği ünlü "Rocket" lokomotifi, buhar gücünün demiryollarında ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Buhar lokomotifleri, kömür veya odun yakarak suyu ısıtır ve buhar üretirdi. Elektrikli ve dizel motorlar yaygınlaşana kadar, demiryollarında uzun yıllar boyunca buhar makineleri kullanıldı.

Buhar lokomotiflerinin çıkardığı duman ve ritmik sesleri, sanayi çağının ve yenilik ruhunun unutulmaz simgelerinden biri olarak hafızalarda yer etmiştir.