"Huckleberry Finn'in Maceraları", Mark Twain'in kaleminden çıkan ve Amerikan edebiyatının ilk büyük romanlarından biri olarak kabul edilen bir eserdir. Twain, Amerikan edebiyatının Dickens'ı olarak anılır ve bu roman, Mississippi Nehri boyunca uzanan karakterlerin ve mekanların canlı tasvirleriyle dikkat çeker.

Huck Finn, sorumluluklarına aldırış etmeyen bir çocuk olarak tanınır. Okula gitmez ve yükümlülüklerini umursamazdı. Tom Sawyer'ın yan karakteri olarak ortaya çıkmış olsa da, o kadar ilgi çekti ki Twain, Huckleberry Finn'e özel bir roman yazmaya karar verdi.

Bu roman, Huck'un kişiliğini tam anlamıyla ortaya koyar ve Tom Sawyer'dan keskin bir şekilde ayrılır. Huck, Tom'un aksine, terk edilmiş bir çocuktur. Bir teyzesiyle yaşar ve kötü, alkolik bir babası vardır, bu da onun için gerçek bir tehdittir.

Babası onu kaçırır ve esir tutar. Huck, kaçmayı başarır ve kaçak bir köle olan Jim tarafından yardım görür. Birlikte tehlikeli ve heyecan verici maceralar yaşarlar ve sonunda cesur Tom Sawyer tarafından kurtarılırlar.

Eğer güçlü Mississippi Nehri onun yoldaşı olmasaydı, Huck bu kadar çok macera yaşamazdı. Twain, Huck ve Jim'i bir sal üzerine koyarak onları nehrin akıntısına bırakmaya karar verdi çünkü Mississippi Nehri, hikayenin itici gücüdür.

Huck'un babasından kaçtığı andan itibaren, Tom'un Jim'i kurtarma planına kadar her şey nehrin varlığı sayesinde gerçekleşir.

Daha fazla bilgi: es.wikipedia.org