Kağıt, yüzyıllardır yazı ve baskı için temel bir araç olmuştur ve bilginin ve kültürün yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Kağıdın icadı, M.S. 2. yüzyılın başlarında Çinli bir saray görevlisi olan Cai Lun'a atfedilir. Onun yöntemi, dut kabuğu ve kenevir gibi bitki liflerini hamur haline getirip, bu hamuru kuruması için tabakalara yaymayı içeriyordu. Bu süreç, daha pahalı ve erişilmesi zor olan papirüs ve parşömen gibi önceki malzemelere kıyasla iletişim ve kayıt tutmayı devrim niteliğinde değiştirdi.

Kağıt yapım teknolojisinin Çin'den İslam dünyasına ve nihayetinde 13. yüzyılda Avrupa'ya yayılması, tarihte önemli bir dönüm noktası oldu. Bu, 15. yüzyılda matbaanın gelişimini kolaylaştırdı ve bu da kitapların kitlesel üretimine ve bilginin hızla yayılmasına yol açtı. Kağıdın bulunabilirliği, Rönesans ve Aydınlanma gibi büyük kültürel ve bilimsel ilerlemelere katkıda bulundu.

Bugün, dijital çağda olmamıza rağmen, kağıt günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor; sadece yazı ve baskı için değil, aynı zamanda ambalaj, hijyen ürünleri ve hatta para biriminde de kullanılıyor. Çok yönlülüğü ve düşük maliyeti, onu dünya çapında vazgeçilmez bir kaynak yapmaya devam ediyor.