Romeo ve Juliet'in aşk hikayesi, edebiyatın en ünlü trajik öykülerinden biridir. Hikaye, her iki sevgilinin de trajik bir sona ulaşmasıyla biter. Romeo, Juliet'in öldüğünü düşünerek zehir içip hayatına son verir. Juliet uyandığında Romeo'yu ölü bulur ve o da kendi hayatına son vermeye karar verir. Bu yürek burkan son, Montague ve Capulet aileleri arasındaki uzun süredir devam eden düşmanlığın bir sonucudur ve genç çiftin trajik sonunu hazırlar.

Onların ölümü, aile çatışmalarının yıkıcı doğasını ve aşkın derin gücünü hatırlatır. Trajik sona rağmen, Romeo ve Juliet'in hikayesi dünya genelinde izleyicilerle yankılanmaya devam eder ve tutku, sadakat ve nefretin sonuçları gibi temaları vurgular. Bu, aşkın en aşılmaz engelleri bile aşabileceğini vurgulayan zamansız bir anlatıdır, ancak aynı zamanda çözümsüz düşmanlıklardan doğabilecek korkunç sonuçlara karşı uyarır.