Yaratılış hikayesi, Tanrı'nın dünyayı yedi günde nasıl yarattığını anlatır ve bu anlatı Kutsal Kitap'ın ilk kitabı olan Yaratılış Kitabı'nda yer alır. Yaratılış, hem Tevrat'ın hem de Eski Ahit'in başlangıcını oluşturur ve sonraki kutsal metinlerde işlenen birçok temel temanın temelini atar. Hikaye, ışığın ve karanlığın yaratılmasıyla başlar, ardından gökyüzü, yeryüzü, bitkiler, hayvanlar ve en sonunda Tanrı'nın suretinde insanın yaratılmasıyla devam eder.

Yaratılış hikayesi, yalnızca dini açıdan değil, aynı zamanda edebi ve kültürel açıdan da büyük öneme sahiptir. Şiirsel yapısı ve sembolik anlatımıyla yüzyıllar boyunca sanatçılara, şairlere ve düşünürlere ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca, Yaratılış Kitabı'nda iki farklı ancak birbirini tamamlayan yaratılış anlatısı bulunur; bu anlatılar, dünyanın ve insanlığın kökenine dair farklı bakış açıları sunar. Bu nedenle, Yaratılış Kitabı hem dini hem de kültürel anlamda merkezi bir metin olarak kabul edilir.