Depremler, genellikle tektonik plakaların hareketi nedeniyle Dünya'nın kabuğunda biriken enerjinin ani bir şekilde serbest bırakılmasıyla meydana gelir. Bu enerji salınımı, zeminin sallanmasına neden olan sismik dalgalar üretir ve bu da yapıların ve manzaraların önemli ölçüde zarar görmesine yol açabilir. Depremler, fark edilmeyen küçük sarsıntılardan, geniş çapta yıkıma ve can kaybına neden olabilecek büyük depremlere kadar değişebilir.

Depremlerin incelenmesi sismoloji olarak bilinir ve bilim insanları, bu olaylar tarafından üretilen sismik dalgaları ölçmek ve kaydetmek için sismometre adı verilen aletler kullanır. Depremler yıkıcı olabilse de, aynı zamanda tsunamiler, toprak kaymaları ve sıvılaşma gibi ikincil tehlikeleri de tetikleyebilir. Depremlerin mekanizmalarını ve etkilerini anlamak, sismik olarak aktif bölgelerdeki toplulukların bu doğal olaylarla ilişkili risklere hazırlıklı olmaları ve bunları hafifletmeleri için hayati önem taşır.