Takıntı, birini sürekli rahatsız etme veya takip etme anlamına gelen bir isimdir. Aynı zamanda bir şeye sürekli odaklanma durumunu da ifade edebilir.

Takıntı, bir kişinin davranışlarını belirleyen sabit ve ısrarlı bir fikirden oluşur ve genellikle kişinin iradesine aykırı davranışlara yol açar. Takıntılar genellikle korku hissiyle birlikte gelir ve patolojik olarak gelişebilir, obsesif nevroza yol açabilir. Örneğin: Onunla ilgili takıntısı öyle bir noktaya ulaştı ki, onunla aynı binada bir daire satın aldı.

Etimolojik olarak, takıntı ve takıntılı kelimeleri farklı kökenlere sahiptir. Takıntılı kelimesi, körlük durumunu ifade eden Latince obcaecare'den gelir. Çünkü takıntılı kişi, davranışlarını ve gerçekliği değerlendiremez. Öte yandan, takıntı kelimesi, bir şeyi veya birini çevreleme eylemini ifade eden Latince obsedere'den gelir.

Obsesif davranış, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) belirtisi olabilir ve bazen başkaları veya kişinin kendisi tarafından alışılmadık olarak görülen davranışlarla karakterize edilir (örneğin, kompulsif ve aşırı el yıkama). Takıntı bir kişi, bir iş, bir aktivite vb. ile ilgili olabilir.

Spiritüalizme göre, takıntı, bir ruhun diğerine olumsuz müdahalesi olarak kabul edilir.

Daha fazla bilgi: www.significados.com.br