Rock müziğin simgesi olan gitar, bir rock grubunun vazgeçilmez enstrümanıdır. Davulcuların ritimlerle coşturduğu, klavyecilerin melodik dokular oluşturduğu, basçıların sağlam bir temel attığı ve vokalistlerin dinleyicileri coşturduğu bir ortamda, gitarın yeri ayrıdır. 1950'lerden itibaren Chuck Berry'nin sahneleri salladığı, ardından Rolling Stones'tan Keith Richards, Beatles'tan George Harrison, Eric Clapton, Jeff Beck ve The Who'dan Pete Townshend gibi isimlerin damga vurduğu bir dönem yaşandı.

Sonraki yıllarda Led Zeppelin'den Jimmie Page, Yes'ten Steve Howe, Genesis'ten Steve Hackett, Pink Floyd'dan David Gilmour ve Deep Purple'dan Ritchie Blackmore gibi büyük grupların gitaristleri ön plana çıktı.

Punk döneminde Pat Metheny gibi isimler dikkat çekerken, The Police'ten Andy Summers basit ama etkili tarzıyla trend belirledi.

Günümüzde ise B.B. King ve U2'dan The Edge, Eric Clapton ve Dire Straits'ten Mark Knopfler, Ronnie Wood ve Guns N' Roses'tan Slash gibi isimler sahneleri paylaşıyor. Eddie Van Halen, Prince ve Lenny Kravitz gibi sanatçılar da gitarın önemini vurguluyor.

Arjantin'de ise Luis Alberto Spinetta, David Lebon, Pappo ve Gustavo Cerati gibi isimler öne çıkıyor. Ancak, gitar tarihini değiştiren bir isim vardı: Jimi Hendrix. Solak çalması ve sadece dört yıl içinde gitarın tarihini kökten değiştirmesiyle tanındı.

Daha fazla bilgi: es.wikipedia.org