Antik Mısır'da birisi öldüğünde, ailesi cenazede yasın ve üzüntünün açıkça gösterilmesi için kadınları işe alırdı. Bu kadınlara "ağlayıcılar" denirdi ve cenazedeki ağlayıcı sayısı, ölen kişinin toplumdaki önemini gösterirdi. Ağlayıcılar, yüksek sesle ağlayıp bağırarak, göğüslerini döverek ve saçlarını yolup toprak serperek derin üzüntülerini sergilerlerdi.

Genellikle gri-mavi tonlarında yas kıyafetleri giyerlerdi; bu renk yasla özdeşleşmişti. Ağlayıcılar, gözyaşlarını özel kaplarda toplarlardı ve bu kaplara "gözyaşı şişesi" denirdi. Bu gelenek, eski belgelerde ve duvar resimlerinde de görülür. Hatta dünyanın bazı bölgelerinde benzer adetler günümüzde de devam etmektedir.

Mısır kültüründe, aile üyelerinin yasını açıkça göstermesi tabu olduğundan, ağlayıcıların varlığı önemliydi. Günümüzde de bazı ülkelerde cenaze törenlerinde ağlayıcılar yer alır. Yahudi geleneğinde de, özellikle Yahuda'nın yıkılışında, ağlayıcılar yasın daha güçlü ifade edilmesi için çağrılırdı. Peygamber Yeremya, Tanrı'nın halkına "ağlayıcı kadınları" çağırmasını emrettiğinden bahseder.

Daha fazla bilgi: www.mexicodesconocido.com.mx